Mona rosa siyah güller ak güller...

Usta şair sezai karakoçun monna rosa şiirini bilmeyen pek azdır 

sezai karakoç
Sezai Karakoç
Bu şiiri Ankara üniversitesinde ki sınıf arkadaşı Muazzez Akkaya için yazdığı söylenir. Karakoç'un 14 kıtalık "Mona Rosa" şiirinin kıta başlarındaki harflerin yan yana getirilmesiyle ortaya çıkan "Muazzez Akkaya'm" akrostişi, 56 yıldır edebiyat çevrelerinde sürekli konuşulur. En çok dilden dile dolaşan efsane ise şöyledir: "Sezai Karakoç bir kıza aşık olur,ama bunu ne o kıza ne de başka birine anlatabilir. Kız bir şeylerin farkındadır ama emin değildir. En yakın arkadaşı Sezai Karakoç'un şiire olan merakını biliyordur ve bir davete katılması için ısrar eder. O da kıramaz ve katılır.programı sunan da o arkadaşıdır. Gecenin sonuna doğru söze başlayan arkadaşı,aralarında da güzel şiirler yazan birinin olduğunu söyler ve Sezai Karakoç'u sahneye davet eder. Sıkıla sıkıla çıkar Karakoç ve Mona Roza’yı okumaya başlar. Kız da ordadır ve nişanlanmıştır. Emindir artık emin olamadıklarından. Bakışırlar bir süre,sonra Karakoç daha fazla dayanamaz ve koşarak sahneyi terk eder. Kız arkasından koşar hemen. Yetişir Karakoç'a. Parmağındaki yüzüğü göstererek der ki; "bir tek sözüne bakar,çıkarıp atarım".Sezai Karakoç da "artık senin aşkın benimkine yetişemez" der. O gece kız intihar eder.Sezai Karakoç hala evlenmemiştir... Sezai Karakoç’un efsaneleşmiş Mona Roza şiiri için bunlar anlatılır. 

Bu şiiri, 2010 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan usta sanatçı Sacit Onan yorumuyla dinlemek insana başka bir duygu yaşatıyor

Sezai Karakoç Monna Rosa şiiri Sacit Onan Yorumu

SEZAİ KARAKOÇ MONNA ROSA ŞİİRİ

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. 
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak. 
Kanadı kırık kuş merhamet ister. 
Ah senin yüzünden kana batacak. 
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. 

Ulur aya karşı kirli çakallar, 
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa. 
Mona Rosa bugün bende bir hal var. 
Yağmur iğri iğri düşer toprağa, 
Ulur aya karşı kirli çakallar. 

Açma pencereni perdeleri çek, 
Mona Rosa seni görmemeliyim. 
Bir bakışın ölmem için yetecek. 
Anla Mona Rosa ben öteliyim. 
Açma pencereni perdeleri çek. 

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi, 
Bende çıkar güneş aydınlığına. 
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi. 
Seni hatırlatır her zaman bana. 
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi. 

Zambaklar en ıssız yerlerde açar 
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur. 
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar, 
Işıksız ruhumu sallar da durur. 
Zambaklar en ıssız yerlerde açar. 

Ellerin, ellerin ve parmakların 
Bir nar çiçeğini eziyor gibi. 
Ellerinden belli olur bir kadın, 
Denizin dibinde geziyor gibi. 
Ellerin, ellerin ve parmakların. 

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona. 
Saat onikidir söndü lambalar 
Uyu da turnalar girsin rüyana, 
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar. 
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona. 

Akşamları gelir incir kuşları, 
Konarlar bahçemin incirlerine. 
Kiminin rengi ak kiminin sarı. 
Ah beni vursalar bir kuş yerine. 
Akşamları gelir incir kuşları. 

Ki ben Mona Rosa bulurum seni 
İncir kuşlarının bakışlarında. 
Hayatla doldurur bu boş yelkeni. 
O masum bakışların su kenarında. 
Ki ben Mona Rosa bulurum seni. 

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa. 
Henüz dinlemedin benden türküler. 
Benim aşkım uymaz öyle her saza. 
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler. 
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa. 

Artık inan bana muhacir kızı, 
Dinle ve kabul et itirafımı. 
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı 
Alev alev sardı her tarafımı. 
Artık inan bana muhacir kızı. 

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak, 
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış. 
Bir gün gözlerimin ta içine bak 
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış. 
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak. 

Altın bilezikler o kokulu ten 
Cevap versin bu kuş tüyüne. 
Bir tüy ki can verir gülümsesen, 
Bir tüy ki kapalı geceye güne. 
Altın bilezikler o kokulu ten. 

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. 
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak. 
Kanadı kırık kuş merhamet ister, 
Ah senin yüzünden kana batacak. 
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.